TBMM Genel Kurulu’nda sermaye piyasalarında yaşanan fon krizinin tüm boyutlarıyla araştırılması amacıyla verilen Meclis Araştırma Komisyonu kurulması önergesi görüşüldü. Yeni Yol Grubu tarafından sunulan önergede; kriz nedeniyle ortaya çıkan kamusal etkilerin, organizasyonun bürokrasi ve siyaset bağlantılarının, denetim zafiyetlerinin ve trilyonluk vurgunda sorumluluğu bulunduğu belirtilen kamu görevlileriyle siyasilerin rollerinin incelenmesi istendi.
Önerge, Genel Kurul’daki görüşmelerin ardından AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
Atmaca: Bu olay tek kişinin organize edebileceği bir şey değil
Önergenin gerekçesini açıklamak üzere kürsüye çıkan Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, fon krizinin tek başına bir vatandaş tarafından gerçekleştirilemeyeceğini savundu. Atmaca, olayın arkasında kamu, bürokrasi, siyaset ve vurgunculardan oluşan bir yapı bulunduğunu öne sürdü.
Atmaca, Genel Kurul’daki konuşmasında şunları söyledi:
“Gündeme aldığım konu hakkında herkes her şeyi biliyor. Belki son 100 yılın en büyük, organize soygunundan bahsediyoruz. Tek başına bir vatandaşın böyle bir olayı organize edebilmesi imkân ve ihtimali yoktur. Bu işin en az üç tane ayağı olması gerekir. Birincisi, tüyo ve garanti almadan hiç kimse öz sermayesini bu kadar büyük risklere sokamaz. 160 milyon parayı yatıracaksınız, 2 milyar 300 milyona kadar çıkana kadar bunu güvenle orada tutacaksınız; bu mümkün değildir. Bir diğer ayak ise kamudur. Kamu maalesef bu işe ya ortağıdır ya göz yummuştur; üçüncü bir ihtimal yoktur.
Biz bu organizasyonun içerisinde kamu, yani bürokrasi, siyaset ve vurgunculardan oluşan 3 ayak olduğunu düşünüyoruz. Yapılanların tamamından hem devlet yetkililerinin hem kamu bürokrasisinin hem siyasilerin haberi vardır. İktidar tarafının bu önergeyi kabul etmek istemeyişinin tek sebebi, ucunun kendilerine dokunacağını bilmeleridir. Bugün AK Parti maalesef parti menfaatini devlet menfaatinin üzerinde tutmaktadır.
Bu olay çok yeni değil, 2018 yılından beri ayyuka çıkan bir olaydır. Halka arz edilen firmalar içerisinde hak eden, layık olan firmaların önüne zorluklar konurken; hak etmediği halde halka arz edilen ve adı bu fonlarda geçen bir sürü firma var. Bunlara kimler izin verdi? Bu izinleri verenler hâlâ koltuklarında oturuyor. İki gün önce bizim yaptığımız açıklamaya bağlı olarak biri istifa etti ancak bu sadece onunla bağlantılı değil; üst bağlantıları vardır.
Bu bahsettiğimiz kurumlar bir bakanlığa, bakanlık da yeni sistemde Cumhurbaşkanına bağlı. Bu olaylardan haberdar olmamış olmaları, olayların içinde olmalarından çok daha büyük bir hatadır ve kabul edilemez. Bu hatayı temizlemek adına önce bürokrasiden ve siyasetten başlamak üzere bu işe ciddi bir neşter vurmak gerekmektedir.”
“İki yıldır vicdanımı ezen bir durumdu”
Genel Kurul’daki konuşmanın ardından TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, Atmaca’nın daha önce kamuoyuna açıkladığı, Bursalı bir sanayiciden halka arz sürecinde rüşvet ve baskı istendiğine ilişkin iddialara değindi. Bingöl, Atmaca’nın konuyu gündeme getirmesini milletvekili sorumluluğu açısından önemli bulduğunu belirterek kendisini kutladı.
TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, Atmaca’ya hitaben, “Sayın Atmaca, sizi kutluyorum. Çok önemli bir olumsuzluğu, yolsuzluğu deşifre ettiniz. Bir milletvekili sorumluluğuyla kendi ilinizin değil, sadece Türkiye’deki çok önemli bir konuyu açığa çıkardınız. Sizi kutluyorum” ifadelerini kullandı.
Bingöl’ün sözlerinin ardından yeniden kürsüye gelen Mehmet Atmaca, söz konusu iddiaları daha önce neden dile getirmekte zorlandığını anlattı. Atmaca, masum insanların zarar görmesinden endişe ettiğini ve bu nedenle yaşananları kamuoyuna açıklamaktan korktuğunu söyledi.
Atmaca, vicdani sorumluluğunu şu sözlerle ifade etti: “İçinde bulunduğumuz durumun vahametini anlatma adına bunu ifade ediyorum. İki yıldır vicdanımı ezen bir durumdu. Ama masum insanların zarar görmesi endişesiyle bunu dile getirmeye korktum. Bu da burada kayıtlara geçsin istiyorum.”
Yeni Yol Grubu’nun önergesiyle kurulması istenen komisyon, sermaye piyasalarındaki fon krizinin yanı sıra halka arz süreçlerini, denetim mekanizmalarını ve iddialarda adı geçen kamu görevlileriyle siyasilerin rolünü inceleyecekti. Ancak önerge, Genel Kurul’da yapılan oylamada kabul edilmedi.







Yorumlar