Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği’nin (AB) stratejik sektörlerde Avrupa üretimini desteklemek amacıyla hazırladığı ‘Made in Europe’ planına Türkiye’nin de dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Bolat, Türkiye’nin planın dışında tutulmasının yalnızca Türk ekonomisini değil, Avrupa ekonomisini de olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Brüksel’de AB yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştiren Bolat, değerlendirmelerini AFP’ye yaptı. Türkiye ile Avrupa arasındaki üretim ve ticaret bağlarının kapsamı dikkate alındığında, Ankara’nın düzenlemede eşit ortak olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bolat, “Türkiye, ‘Avrupa ile birlikte üretim’ anlayışı çerçevesinde en başından itibaren eşit bir ortak olarak kabul edilmelidir” dedi.
Bolat, Avrupa’nın üretim, yatırım, istihdam ve ihracat alanlarındaki çıkarlarının korunması gerektiğini ifade ederken, Türkiye’nin ekonomik çıkarlarının da zarar görmemesi gerektiğini vurguladı. Bakan, iki taraf arasındaki mevcut ekonomik entegrasyonun yeni plan kapsamında dikkate alınmasını istedi.
AB, stratejik sektörlerde Avrupa üretimini desteklemeyi planlıyor
AB, mart ayında otomotiv ve temiz enerji başta olmak üzere stratejik sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere yönelik planlarını açıklamıştı. Düzenleme kapsamında, kamu desteklerinden yararlanacak şirketlerin Avrupa’da üretilen ürünleri tercih etmesinin zorunlu hale getirilmesi hedefleniyor.
‘Made in Europe’ olarak adlandırılan plan, AB sanayisinin kamu kaynaklarıyla desteklenmesini ve stratejik alanlarda Avrupa’da üretimin güçlendirilmesini amaçlıyor. Ancak düzenlemenin hangi ülkeleri kapsayacağına ilişkin değerlendirmeler sürüyor.
AB, serbest ticaret anlaşmaları, gümrük birlikleri veya kamu alımları anlaşmaları üzerinden Birlikle bağlantısı bulunan ülkelerde üretilen ürünlerin de plan kapsamına alınıp alınmayacağını inceliyor. Türkiye’nin plana dahil edilmesi talebi de bu değerlendirmeler çerçevesinde gündeme geliyor.
Üye ülkeler arasında yaklaşım farkı bulunuyor
Planın uygulanma biçimi konusunda AB üyesi ülkeler arasında farklı görüşler bulunuyor. Fransa, özellikle yeşil teknoloji gibi stratejik sektörlerde kamu kaynaklarının AB sanayisini desteklemek amacıyla kullanılmasını savunuyor.
Almanya ve bazı diğer üye ülkeler ise bu yaklaşım konusunda farklı değerlendirmelere sahip. Üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları, planın kapsamı ve bağlantılı ülkelerde üretilen ürünlerin düzenlemeye dahil edilip edilmeyeceği konularındaki tartışmayı etkiliyor.
Türkiye-AB mal ticareti 205 milyar avroya ulaşıyor
Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkilerin temel unsurlarından biri 1995 yılından bu yana yürürlükte olan gümrük birliği. İki taraf arasındaki yıllık mal ticareti 205 milyar avroya ulaşırken, Ticaret Bakanı Bolat’ın verdiği bilgilere göre bunun 55 milyar avroluk kısmını otomotiv sektörü oluşturuyor.
Bolat, Türkiye ile Avrupa arasındaki güçlü üretim ve ticaret bağlarına dikkat çekti. Avrupalı otomobil üreticilerinin 1971 yılından bu yana Türkiye’de faaliyet gösterdiğini hatırlatan Bakan, Türkiye’deki otomotiv üretiminin yaklaşık yüzde 75’inin Avrupalı şirketlere ait olduğunu belirtti.
Türkiye’de faaliyet gösteren ve Türkiye’ye araç ihraç eden Avrupalı otomotiv şirketlerinin Avrupa’da yaklaşık 250 bin kişiye istihdam sağladığını ifade eden Bolat, bu verilerin iki taraf arasındaki ekonomik bağların kapsamını gösterdiğini söyledi.
Bolat’tan gümrük birliği ve tedarik zinciri uyarısı
Bolat, Türkiye’nin ‘Made in Europe’ planının dışında bırakılması halinde, 30 yıllık gümrük birliğinin ve iki taraf arasındaki güçlü tedarik zinciri ilişkilerinin olumsuz etkilenebileceğini dile getirdi. Bakan, ekonomik entegrasyonun korunmasının hem Türkiye hem de AB açısından önem taşıdığını vurguladı.
Türkiye’nin Avrupa sanayisiyle yalnızca ticaret yapan bir ülke olmadığını, aynı zamanda üretim süreçlerinin ve tedarik zincirlerinin bir parçası olduğunu belirten Bolat, plan hazırlanırken bu ilişkinin dikkate alınması gerektiği mesajını verdi.
Bolat ayrıca Türkiye’nin bu yıl kamu alımlarına ilişkin yeni düzenlemeleri kabul ettiğini açıkladı. Bakanın verdiği bilgiye göre, söz konusu değişikliklerle Türk ve Avrupalı tedarikçilerin kamu ihalelerine eşit koşullarda katılabilmesi mümkün hale geldi ve bu uygulama devam edebilecek.
Ticaret Bakanı, Türkiye’nin Avrupa ile mevcut ekonomik ilişkilerinin yeni düzenlemeler nedeniyle zayıflamaması gerektiğini belirterek, Ankara’nın plan kapsamında eşit ortak olarak değerlendirilmesi çağrısını yineledi.







Yorumlar