Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muhtarlar Günü dolayısıyla Beştepe’de düzenlenen programda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin çevresinde yaşanan savaş ve çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rusya-Ukrayna Savaşı, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları, İran’daki gerilim ve Yemen’de yeniden alevlenen çatışma ortamına dikkat çeken Erdoğan, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının bölgedeki tansiyonu daha da artırdığını söyledi.
Türkiye’nin bütün bu gelişmelerin yaşandığı bir dönemde ülkesini korumak için yoğun çaba harcadığını belirten Erdoğan, provokasyonlara karşı temkinli hareket ettiklerini ve krizleri akılcı bir yaklaşımla yönettiklerini ifade etti.
Muhtarlarla Cumhurbaşkanlığı arasındaki bağ
Konuşmasının önemli bölümünü muhtarlara ayıran Erdoğan, muhtarları demokrasinin yereldeki temsilcileri olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanlığı ile muhtarlar arasındaki iletişimi sürekli canlı tuttuklarını belirten Erdoğan, Beştepe’nin milletin evi olması yönündeki sözlerinin yerine getirildiğini söyledi.
Erdoğan, bu konudaki değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile Cumhurbaşkanlığı arasındaki bağı her zaman canlı tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni milletin evi haline getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki bu sözümüze de sadık kaldık. Milletin iradesiyle bulunduğu makama gelen bir kardeşiniz olarak şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki; sizlerle beraber yol yürümekten daha önemli herhangi bir şey olamaz.”
“Muhtar kardeşlerime devletin tüm kapılarının açılmasını kabullenemediler”
Muhtarlar buluşmalarına yönelik eleştirileri de değerlendiren Erdoğan, kendisini geçmişte “Muhtar bile olamaz” sözleriyle küçümsemeye çalışanların, muhtarların devletin bütün kurumlarına erişim kazanmasını kabullenemediğini savundu.
Erdoğan, “Muhtarlarla aramızdaki sarsılmaz bağı anlayamayanlar, muhtarlar buluşmamıza da kara çalmışlardır. Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki; içlerinde biriktirdikleri milli irade hazımsızlığını ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek bizi aşağıladıklarını zannedenler benim muhtar kardeşlerime devletin tüm kapılarının açılmasını kabullenemediler. Bizi cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz değil, sizin buraya kendi evinize gelir gibi gelmenizdi.” dedi.
“Siyasette muhtar açılımı yaşandı”
Muhtarlarla yapılan toplantıların yalnızca Cumhurbaşkanlığı ile sınırlı kalmadığını belirten Erdoğan, kamu kurumları ve belediyelerde de muhtarlara yönelik yaklaşımın değiştiğini söyledi. Bu buluşmaların siyasi alanda da etkili olduğunu ifade eden Erdoğan, muhtarların seçim dönemleriyle sınırlı da olsa farklı siyasi çevreler tarafından daha fazla dikkate alınmasını olumlu bulduğunu dile getirdi.
Erdoğan’ın açıklaması şöyle:
“Devletin zirvesinin kapıları muhtarlarımıza açıldıkça, şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosfer tüm Türkiye’ye yayıldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumları ve belediyelerin kapıları da muhtar kardeşlerime ardına kadar açılmaya başladı. Bu iş sadece yerel düzeyde de kalmadı. Türk siyasetinde de buluşmalarımızın dönüştürücü etkisi oldu. Tabiri caizse; siyasette bir muhtar açılımı yaşandı. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile muhtarlar buluşması düzenlemesini Türkiye’de milli iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli görüyoruz.”
Muhtarların sorunları dinlendi
Muhtarlar buluşmalarının, yerel yöneticilerin yaşadığı sorunların doğrudan tespit edilmesine katkı sağladığını belirten Erdoğan, vatandaşlara daha iyi hizmet sunulabilmesi amacıyla gerekli adımların atıldığını söyledi.
Erdoğan, “Taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun, onlar bizi taklit ettikçe biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz. Muhtarlar buluşmamızın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil; muhtarlarımızın şartlarının geliştirilmesinde de çok ciddi katkısı oldu. Vatandaşlarımıza daha iyi hizmet sunabilmeniz için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadık. Sorun ve önerileri bizzat muhtarlarımızdan dinledik, gerekli adımları hızlıca attık.” ifadelerini kullandı.
“Şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşanıyor”
Konuşmasının dış politika bölümünde bölgedeki gelişmelere değinen Erdoğan, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın birkaç ay sonra beşinci yılına gireceğini söyledi. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının sürdüğünü belirten Erdoğan, İran’daki gerilim tamamen sona ermeden Yemen’de yeni bir çatışma ortamının ortaya çıktığını ifade etti.
Erdoğan, Husilerin Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırılarının bölgesel gerilimi tırmandırdığını vurgularken Suriye’deki gelişmelere de değindi. Suriye’den güzel haberler geldiğini söyleyen Erdoğan, İsrail’in bu ülkeyi karıştırmak için çaba gösterdiğini savundu.
Erdoğan’ın değerlendirmesi şöyle:
“Bölgemizde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşanıyor. Rusya-Ukrayna savaşı birkaç ay sonra beşinci yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin, dostumuz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor.”
“Etrafımız ateş çemberi”
Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu jeopolitik tabloyu “ateş çemberi” ifadesiyle tanımlayan Erdoğan, ülkeyi çevresindeki çatışmalardan uzak tutmayı başardıklarını belirtti. Tahriklere kapılmadan ve tuzaklara düşmeden hareket ettiklerini söyleyen Erdoğan, büyük milletlerin sınavlarının da büyük olacağını dile getirdi.
Erdoğan, “Hani diyorum ya; ‘etrafımız ateş çemberi’ diye… İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Şimdiye kadar bunda başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk. Tahriklere kapılmadık, tuzaklara düşmedik. Akıllı, sabırlı bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik. Unutmayın; büyük milletlerin imtihanı da büyük olur.” dedi.
“Onlara bu fırsatı vermeyeceğiz”
Türkiye’nin bölgesel gelişmeler nedeniyle yoğun bir mücadelenin içinde olduğunu ifade eden Erdoğan, ülkenin bölünmesini isteyen çevrelerin farklı araçlarla baskı kurmaya çalıştığını söyledi. FETÖ, dış lobiler, ekonomik tetikçiler, uluslararası basın ve sosyal medya üzerinden yürütülen girişimlere dikkat çeken Erdoğan, bu çabalara izin vermeyeceklerini belirtti.
Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi içerideki ajanlarıyla, kimi zaman dışarıdaki lobileriyle, kimi zaman ekonomik tetikçileriyle, kimi zaman da uluslararası basındaki maşalarıyla, kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler. Onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”







Yorumlar