☼21°İSTANBUL
SON DAKİKA

Fidan: Ateşkes ihlalleri küresel güveni sarsıyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelere işaret ederek ateşkes ihlallerinin uluslararası sisteme güveni azalttığını söyledi.

Fidan: Ateşkes ihlalleri küresel güveni sarsıyor
5 dk okuma

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail kuvvetlerinin ateşkes ihlallerinin uluslararası sisteme duyulan güveni zedelediğini belirterek, Gazze ve Batı Şeria’daki insani durumun daha fazla kötüleşmemesi için insani yardım erişiminin sağlanması ve çocukların korunmasının öncelik olması gerektiğini söyledi.

Fidan, İstanbul’da bir otelde düzenlenen 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı’nın açılışında yaptığı konuşmada, dünyada giderek büyüyen küresel güvensizlik ortamına dikkati çekti. Son yıllarda farklı bölgelerde çok sayıda çatışmanın yaşandığını ifade eden Fidan, bu çatışmaların yalnızca bölge halklarını değil, kritik ticaret ve deniz yollarını da etkilediğini kaydetti.

Ateşkes ihlallerinin birçok bölgede sıradan bir hale geldiğini dile getiren Fidan, uluslararası toplumun çatışmalara karşı çözüm üretme kapasitesinin ciddi biçimde sınandığını belirtti.

Fidan, “Bölgede uzun yıllar boyunca barış aslında kabul edilmiş olsa bile şu anda silahlı çatışmalarla bölge halkları sınanıyor. Son birkaç yıl içerisinde birden fazla çatışma dünyanın farklı bölgelerinde yer almaya devam etti. Gerçekten son derece kritik ticaret rotaları, deniz rotaları bundan etkilendi ve ateşkes ihlalleri rutin haline geldi.” diye konuştu.

Çatışmaların insani maliyeti büyüyor

Çatışmaların yol açtığı insani maliyetin her geçen gün arttığını vurgulayan Fidan, Birleşmiş Milletler verilerine atıfta bulundu. Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birinin çatışma bölgelerinde yaşadığını belirten Fidan, sivillerin ve özellikle çocukların ağır bedeller ödediğini söyledi.

Fidan, “Birleşmiş Milletler bu anlamda yaklaşık dünya nüfusunun 4’te 1’inin çatışma bölgelerinde yaşadığını tahmin etmekte. Her 12 dakikada bir sivil hayatını kaybediyor bu çatışmalar sonucunda. 100 milyondan fazla kişi zorunlulukla yerinden edilmiş durumda ve bunların yaklaşık yüzde 40’ı maalesef çocuklardan oluşuyor.” ifadelerini kullandı.

İnsani trajedinin Filistin’de çok daha görünür olduğunu ifade eden Fidan, Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelerin uluslararası sistemin güvenilirliği açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Fidan, “Burada Gazze ve Batı Şeria’daki istila da devam ediyor ve cezasızlıkla karşılanıyor. İsrail kuvvetlerinin her gün ateşkesi ihlal etmesi uluslararası sisteme olan güveni eksiltiyor ve bu konuda güvensizlik yaratıyor. Bu konuda insani yardım erişmesi ve çocukların özellikle korunması önceliğimiz olmalı. Bu çerçevede de bu anlaşmazlığın adil bir siyasi çözümle çözülebileceğini bir kez daha belirtmek istiyorum.” dedi.

“İçten diyalog, sürdürülebilir arabuluculuk ve bölgesel sahiplik”

Konuşmasında çatışmaların barışçıl yollarla ve diyalog aracılığıyla çözülmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, mevcut krizlerin uluslararası düzenin geleceğini de şekillendirdiğini belirtti. Bugün alınan kararların, uluslararası sistemin hangi yönde ilerleyeceğini belirleyeceğini ifade eden Fidan, bu süreçte üç temel ilkenin öne çıktığını söyledi: “içten diyalog, sürdürülebilir arabuluculuk ve bölgesel sahiplik”.

Fidan, “Çatışmaların hızı ve kapsamı uluslararası sistemin buna cevap verme kapasitesini test ediyor ve bu dönüşümler uluslararası düzeni dönüştürüyor. Ama bunun sonucunda ortaya çıkacak olan şey henüz net değil. Bugün yapacağımız tercihler aslında bu yöntemi ve bu yolu belirleyecek.” dedi.

Uluslararası sistemin meşruiyet kaybı yaşadığını dile getiren Fidan, kuralların adil ve doğru uygulanmamasının kurumlara yönelik güveni zayıflattığını söyledi. Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in de benzer biçimde bu konuya işaret ettiğini belirtti.

Fidan, “Bugünkü krizler aslında çok daha derin bir sorun ortaya çıkarıyor ki bu da uluslararası sistemin meşruiyetinin kaybedilmesi. Sayın Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan’ın ve Sayın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri (Antonio) Guterres’in de ifade ettiği gibi kurallar bu çerçevede doğru uygulanmazsa kurumlar güvenilirliğini kaybediyor ve taraflar da güveni kaybediyorlar.” ifadelerini kullandı.

Libya örneğinde karşılıklı güven vurgusu

Arabuluculuk süreçlerinin başarıya ulaşması için tarafların rızası, karşılıklı güven ve kapsayıcılığın gerekli olduğunu belirten Fidan, Türkiye’nin Libya’daki çabalarının bu açıdan önemli bir örnek oluşturduğunu söyledi.

Fidan, “Bizim bu çerçevede arabuluculuk çalışmalarımız tarafların onayına bağlı, karşılıklı güvene bağlı ve tabii ki kapsayıcılıkla ilgili. Bu çerçevede anlamlı bir rolü gerçekleştirmek için tabii ki bunun sonucu nasıl etkileyeceğini bilmeniz gerekiyor.” diye konuştu.

Libya’da kalıcı çözüm için Libyalıların sahiplenmesine dayanan bir sürecin yürütülmesi gerektiğini ifade eden Fidan, dışarıdan dayatılan çözümlerin kalıcı istikrar sağlamayacağını kaydetti.

“Libyalıların sahiplendiği, içten diyaloğa dayanan bir sürecin kalıcı bir çözüm için tek yöntem olduğunu düşünüyoruz. Bu yaklaşım bizim sadece buradaki sükuneti korumamızı değil aynı zamanda Libya’da kalıcı bir çözüme ulaşılmasını beraberinde getirecek ve bu, şu anda çok daha yakın bir gelecekte gerçekleşecek ümit ediyoruz. Bu çerçevede gerçekten pozisyonlar devam ettiği sürece anlaşmazlıklar şiddete dönüşebilir.”

Bölgesel sahiplik çözümün temel unsuru

Her çatışmanın kendine özgü tarihi, aktörleri ve dinamikleri bulunduğunu belirten Fidan, bu unsurlar anlaşılmadan kalıcı çözüm üretilemeyeceğini söyledi. Taraflar arasındaki iletişim kanallarının açık tutulmasının önemine değinen Fidan, ilerleme yavaş ve kırılgan olsa bile diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye’nin Rusya-Ukrayna arasındaki görüşmeler, Karadeniz Tahıl Anlaşması ile Somali ve Etiyopya arasındaki Ankara sürecindeki rolünü örnek gösteren Fidan, sürdürülebilir arabuluculuğun müzakere zeminini canlı tuttuğunu ifade etti.

İstikrarın dışarıdan ithal edilemeyeceğini ve kalıcı çözümlerin taraflara empoze edilemeyeceğini vurgulayan Fidan, bölgesel aktörlerin çözüm süreçlerinde sorumluluk alması gerektiğini söyledi.

Fidan, “Mekke Savunma İttifakı ve Balkan Barış Platformu bu ilkenin uygulamada nasıl çalışabileceğini gösteriyor. Mekke İttifakı bölgesel güvenliği, barışı ve refahı korumak için kuruldu ve kuruluşu bölgesel sahiplilik duygusuyla gerçekleşti. Balkan Barış Platformu da Balkan ülkeleri arasında pratiğe yönelik çözümleri de beraberinde getirebiliyor. Dolayısıyla bölgesel sahiplik bütün bu noktalarla ilgili olarak son derece önemli bir mihenk taşını oluşturuyor. Bu ülkelerle birlikte etkin bir arabulucu, yine aynı zamanda ortaklık ve yeni bakış açıları da gerektiriyor. Bu çerçevede uluslararası örgütlerin uzmanlığını ve sivil toplumu bir araya getirilebiliyor.” dedi.

Arabuluculuk Türkiye’nin stratejik yaklaşımında

Fidan, farklı bakış açılarını ve paydaşları aynı zeminde buluşturan arabuluculuğun ortak çözümler geliştirilmesine katkı sağladığını belirtti. Türkiye’nin arabuluculuğu yalnızca diplomatik bir araç olarak görmediğini, bu alanı stratejik bir disiplin haline getirmek için kurumsal çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.

Fidan, “Arabuluculuğu siyasi stratejimizin merkezine koymalıyız. Türkiye bu anlamda arabuluculuğu, diplomatik bir araçtan çok daha farklı stratejik bir disipline dönüştürme konusunda çalışıyor” diye konuştu.

Türkiye’nin içten diyaloğa, sürdürülebilir angajmana ve bölgesel sahipliğe dayalı yaklaşımının bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sunabileceğini belirten Fidan, tarafların kendi aralarında çözüme ulaşabilmesi için gerekli koşulları oluşturmaya çalıştıklarını kaydetti.

Bu haber sizde ne hissettirdi?

Tepkinizi paylaşın. Seçiminizi değiştirebilirsiniz.

SIRADAKİ HABERPendik’te hafriyat kamyonu eczaneye girdi: 7 yaralı
→

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.

Editörün seçtikleri

Tüm haberler →
Yüz Ağdası