İklim değişikliğinin etkilerinin artması, kuraklık ve çölleşme riskinin büyümesi, orman ekosistemlerinin korunmasını daha önemli hale getiriyor. Biyolojik çeşitlilik kaybının da küresel ölçekte ciddi bir tehdit oluşturduğu bu dönemde, mevcut ormanların ekolojik değerinin ve dayanıklılığının sürdürülmesi öncelikli hedefler arasında yer alıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Orman Genel Müdürlüğü (OGM), Türkiye’nin orman varlığını artırmaya yönelik çalışmalarının yanı sıra doğal ormanların korunmasına yönelik faaliyetler de yürütüyor. Bu kapsamda muhafaza ormanları, doğal mirasın gelecek nesillere aktarılması ve ormanların sahip olduğu ekolojik işlevlerin devam ettirilmesi açısından önemli bir koruma aracı olarak öne çıkıyor.
Muhafaza ormanı sayısı 60’a ulaştı
OGM’nin Türkiye genelinde yürüttüğü çalışmalar sonucunda muhafaza ormanı sayısı 55’ten 60’a çıkarıldı. Yeni alanların koruma kapsamına alınmasıyla birlikte bu ormanların toplam yüz ölçümü de arttı.
Daha önce 246 bin 446 hektar olan muhafaza ormanı alanı, yapılan ilavelerle 258 bin 387 hektara yükseldi. Böylece yaklaşık 12 bin hektarlık orman alanı daha muhafaza ormanı statüsüyle koruma altına alındı.
Muhafaza ormanlarının genişletilmesiyle yalnızca ağaç varlığının korunması değil, orman ekosistemlerinin sahip olduğu çok yönlü işlevlerin sürdürülmesi de amaçlanıyor. Bu alanlar toprağın korunmasına, su rejiminin düzenlenmesine, erozyon ve sel risklerinin azaltılmasına katkı sağlıyor.
Ekosistemlerin devamlılığı hedefleniyor
Ormanlar, su kaynaklarının korunması ve erozyonun önlenmesinin yanı sıra biyolojik çeşitliliğin devamlılığı açısından da hayati rol üstleniyor. Muhafaza ormanları, doğal ekosistemlerin sürekliliğinin sağlanmasına ve yaban hayatının desteklenmesine katkı sunan alanlar olarak değerlendiriliyor.
Bu ormanların bir diğer önemli işlevi ise karbon depolama kapasitesinin korunması. OGM, koruma ağını genişleterek iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına yönelik çalışmaları güçlendirmeyi hedefliyor. Böylece doğal orman varlığının korunması, iklim politikalarıyla birlikte ele alınıyor.
Ulusal ve uluslararası hedeflerle uyumlu çalışmalar
OGM, muhafaza ormanlarının sayısını ve yüz ölçümünü artırma faaliyetlerini Türkiye’nin ulusal iklim politikaları ve uluslararası çevre hedefleriyle uyumlu şekilde sürdürüyor. Çalışmalar, biyolojik çeşitliliğin güvence altına alınması ve doğal orman varlığının korunması hedefleri doğrultusunda yürütülüyor.
Kurumun bu yaklaşımı, Türkiye’nin “2053 Net Sıfır Emisyon” ve “Yeşil Kalkınma” hedefleriyle de örtüşüyor. Muhafaza ormanlarının genişletilmesiyle toprak ve su kaynaklarının korunması, doğal yaşamın sürdürülmesi ve ormanların iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının desteklenmesi amaçlanıyor.
Yeni alanların eklenmesiyle 60’a ulaşan muhafaza ormanı sayısı ve 258 bin 387 hektarlık toplam yüz ölçümü, Türkiye’de doğal ormanların korunmasına yönelik ağın genişletildiğini gösteriyor.







Yorumlar