İstanbul’da etkili olan yağışlar, çok sayıda ev, işyeri ve otomobilde hasara yol açtı. Sel sularında sürüklenen araçların bir bölümü kullanılamaz hale gelirken, bazıları kaporta, elektronik ve mekanik aksamındaki zararlar nedeniyle ağır hasar gördü. Tamiri mümkün olmayan otomobillerin perte ayrılması, onarılabilecek durumdaki araçların ise servis sürecine alınması bekleniyor.
Sel hasarlı araç sahiplerinin izleyeceği yol, öncelikle araçta kasko bulunup bulunmadığına ve poliçede sel ile su baskını teminatının yer alıp almadığına göre değişiyor. Kaskosu bulunan araçlarda sigorta şirketine başvuru öne çıkarken, kaskosu olmayan veya sel teminatı bulunmayan araçlarda ilgili idareden tazminat talep edilmesi gündeme geliyor.
Öncelikle kasko poliçenizi kontrol edin
Kasko sigortalarında dar kasko, standart kasko, genişletilmiş kasko ve tam kasko olmak üzere dört farklı seçenek bulunuyor. Araç sahiplerinin, yaptırdıkları kasko türünü ve poliçelerinde sel ile su baskını teminatının bulunup bulunmadığını kontrol etmesi gerekiyor.
Sel hasarının kasko kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, poliçedeki teminatlara bağlı. Bu nedenle yalnızca araçta kasko bulunması yeterli olmayabilir; sel ve su baskınına ilişkin teminatın poliçede yer alıp almadığı da incelenmeli.
Hasar bildirimi için 5 günlük süreye dikkat
Sel hasarlı araç sahiplerinin kasko şirketine bildirimi 5 gün içinde yapması ve ekspertiz işlemlerinin başlatılması gerekiyor. Sigorta şirketine mümkün olan en kısa sürede başvurulması, aracın mevcut durumunun tespit edilmesi ve tamir ya da pert sürecinin başlatılması açısından önem taşıyor.
Tamiri mümkün olan araçlar için servis ve onarım süreci yürütülürken, onarılması mümkün olmayan araçlar bakımından tazminat işlemleri gündeme geliyor. Bu aşamada aracın hasarının ekspertiz çalışmasıyla belirlenmesi ve sigorta şirketiyle yürütülecek sürecin gecikmeden başlatılması gerekiyor.
Sel sularına maruz kalan aracı çalıştırmayın
Su altında kalmış veya sel sularında zarar görmüş araçlarda marşa basılması, mevcut hasarı ağırlaştırabilir. Piston yuvalarına su girmesi halinde motorun indirilip revize edilmesi gerekebilir. Yetkili servislerin sandık motor takması durumunda ise en az 600 bin liralık ekstra hasar ortaya çıkabiliyor.
Bu nedenle sel hasarlı aracın bulunduğu yerden çekiciyle alınarak yetkili servise ya da özel servise götürülmesi gerekiyor. Aracın çalıştırılmaya zorlanması yerine, öncelikle uzmanlar tarafından kontrol edilmesi ve hasar tespitinin yapılması daha uygun bir yol olarak öne çıkıyor.
Elektrikli araçlarda ise kaçak ihtimali bulunabileceği için ayrıca dikkatli davranılmalı. Akıma kapılma riskine karşı araca müdahale edilmemesi ve taşıma işleminin çekici marifetiyle gerçekleştirilmesi gerekiyor.
Kaskosu olmayan araç sahipleri ne yapabilir?
Kaskosu bulunmayan ya da poliçesinde sel teminatı yer almayan araç sahipleri, meydana gelen zararın giderilmesi için ilgili idareden tazminat talep edebilir. Bu yol, hasarın altyapı eksikliği veya gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle meydana geldiği iddiasına dayanıyor.
Bu tür başvurularda “hizmet kusuru” iddiası öne çıkıyor. Altyapı yetersizliğinden doğan zararlar bakımından ilgili idareye karşı tazminat talep edilmesi ve konunun idari yargıya taşınması gündeme geliyor.
Ancak bu süreç, kasko şirketine yapılacak hasar bildirimi gibi kısa sürede sonuçlanan bir işlem değil. Kaynak metinde belirtildiği üzere, hizmet kusurunun belirlenmesi için uzun yıllar sürebilecek bir hukuk mücadelesi yürütülmesi gerekebilir. Mahkeme sürecinin sonunda hizmet kusurunun tespit edilmesi halinde araç sahibinin zararının tazmin edilmesi mümkün olabiliyor.
Hasar sürecinde dikkat edilmesi gerekenler
Sel nedeniyle zarar gören araç sahiplerinin ilk olarak poliçe kapsamını incelemesi, ardından sigorta şirketine bildirim süresini kaçırmadan başvurması gerekiyor. Aracın çalıştırılmaması, çekiciyle servise götürülmesi ve ekspertiz işlemlerinin başlatılması da sürecin önemli adımları arasında yer alıyor.
Kaskosu olmayan veya sel teminatı bulunmayan araçlarda ise zarar ile altyapı eksikliği ya da alınmayan önlemler arasındaki bağlantının ortaya konulması önem taşıyor. Bu durumda ilgili idareden tazminat istenebilmesi için “hizmet kusuru” iddiası üzerinden hukuki sürecin yürütülmesi gerekiyor.







Yorumlar