Genç kadınları yurt dışındaki kliniklere götürerek yumurta hücrelerini temin ettiği ve bu hücreleri tüp bebek tedavisi görmek isteyen ailelere sattığı öne sürülen yapıya ilişkin soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında donör oldukları belirlenen iki kadın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Türkiye’ye dönüşlerinde gözaltına alındı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde gerçekleştirilen son işlem, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yapıldı. KKTC’de bulunan bir kliniğe yumurta vermek amacıyla gittikleri belirtilen iki kadın, yurda dönüşlerinin ardından ekiplerce yakalandı.
Bu gözaltılarla birlikte soruşturma kapsamında yakalanan şüpheli sayısı 44’e yükseldi. Dosya kapsamında bir şüphelinin cezaevinde bulunduğu belirlenirken, hakkında gözaltı kararı verilen sekiz şüpheliyi yakalamaya yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Soruşturma 41 kadının işlemleri üzerinden derinleştirildi
Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre 41 kadın tarafından toplam 811 kez yumurta satışı gerçekleştirildi. Kadınların bir bölümünün, yumurta hücresi temini amacıyla yurt dışına götürüldüğü ve işlemlerin burada bulunan kliniklerde yapıldığı değerlendirildi.
İddiaya göre soruşturmanın başlangıcında, organizasyonun lideri olduğu değerlendirilen kadının eşi tarafından yapılan CİMER başvurusu etkili oldu. Eşin durumdan şüphelenerek başvuruda bulunmasının ardından yürütülen incelemelerde, donörlük faaliyetleri ile bu faaliyetlerin organizasyonuna ilişkin ayrıntılar araştırıldı.
Çalışmaların tamamlanmasının ardından İstanbul merkezli 14 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında bir örgüt lideri, beş örgüt yöneticisi, 41 donör kadın, iki kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile dört seyahat organizatörünün de aralarında bulunduğu toplam 53 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
Donörlükten organizasyonun başına geçtiği iddiası
Soruşturmada örgüt lideri olduğu değerlendirilen Hacer T.’nin başlangıçta donör olarak faaliyet yürüttüğü tespit edildi. İddiaya göre Hacer T., süreçteki işleyişi ve uygulamaları ayrıntılı biçimde öğrendikten sonra daha fazla kazanç elde etmek amacıyla yeni kadınlar bulmaya başladı.
Hacer T.’nin 2020 yılına kadar tekstil işçisi olarak çalıştığı, daha sonra bir arkadaşı aracılığıyla donörlük yapmaya başladığı belirlendi. Zaman içinde sistemin işleyişine hâkim olan şüphelinin, yeni donörler temin ederek ve bu kişiler üzerinden komisyon alarak gelir elde ettiği, bu gelirle ekonomik durumunu düzelttiği öne sürüldü.
Dosyada yer alan tespitlere göre Hacer T., işlemleri birlikte yürüttüğü ve ilaç temin ettiği belirtilen örgüt yöneticilerinden Muharrem Ş. ile evlilik dışı ilişki yaşadı. İkilinin daha sonra ilaç temini ve donörlük faaliyetlerini aynı organizasyon altında yürüttüğü değerlendirildi.
Donör kadınlar için kişisel özellik kataloğu hazırlanmış
Soruşturmanın dikkat çeken ayrıntılarından biri de örgüt lideri olduğu değerlendirilen kadın şüphelinin dijital materyallerinde bulunan katalog oldu. Katalogda, donör olarak yumurta hücresi alınan kadınların kişisel ve fiziksel özelliklerine ilişkin bilgilerin kayıt altına alındığı belirlendi.
İncelemelerde kan grubu, göz rengi, ten rengi ve saç rengi gibi bilgilerin ayrı ayrı arşivlendiği tespit edildi. Bu özelliklerin, çocukların söz konusu fiziksel özelliklere yatkın olacağı yönündeki değerlendirmelerle birlikte potansiyel müşterilere aktarıldığı ortaya çıkarıldı.
Dosyadaki tespitlere göre yumurta hücresi alınan kadınlara ait kişisel ve fiziksel bilgiler, tüp bebek tedavisi isteyen ailelere sunulmak üzere kullanıldı. Müşterilerin talep ettiği özellikler doğrultusunda fiyat tarifesi oluşturulduğu da soruşturma kapsamında belirlendi.
İncelemelerde, biyolojik açıdan annenin yalnızca doğum yapan kişi olmadığı, yumurta hücresinin kullanıldığı kadının da biyolojik anne kabul edildiği yönündeki yaklaşımın organizasyon tarafından kullanıldığı değerlendirildi. Bu çerçevede kadınların kişisel bilgilerinin temin edilerek müşteri olarak değerlendirilen kişilere aktarıldığı iddia edildi.
Gözaltı ve yakalama çalışmaları sürüyor
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma, yurt dışındaki kliniklerle bağlantılı olduğu belirtilen donörlük faaliyetleri, ilaç temini, seyahat organizasyonu ve müşteri yönlendirmesi başlıkları üzerinden sürdürülüyor. Son operasyonla iki donör kadının daha yakalanmasıyla birlikte gözaltına alınan şüpheli sayısı 44’e ulaştı.
Soruşturma dosyasında toplam 53 kişi hakkında adli işlem başlatıldığı belirtilirken, bir şüphelinin cezaevinde olduğu kaydedildi. Hakkında gözaltı kararı bulunan sekiz şüphelinin yakalanması için ekiplerin çalışmaları devam ediyor.







Yorumlar