☼21°İSTANBUL

Hatice Ataş: Gıda güvenliği için yaptırımlar ağırlaşmalı

Saadet Partisi Bursa Kadın Kolları İl Başkanı Hatice Ataş, taklit ve tağşişe karşı denetimlerin güçlendirilmesini, hapis cezası ve tesis kapatma gibi yaptırımlar uygulanmasını istedi.

Hatice Ataş: Gıda güvenliği için yaptırımlar ağırlaşmalı
3 dk okuma

Saadet Partisi Bursa Kadın Kolları İl Başkanı Hatice Ataş, Türkiye’de gıda güvenliği, tarım politikaları ve temel gıda ürünlerine erişim konusunda açıklamalarda bulundu. Gıda ürünlerinde taklit ve tağşiş uygulamalarına dikkat çeken Ataş, denetimlerin artırılması ve yaptırımların ağırlaştırılması çağrısı yaptı.

Tarladan sofraya uzanan üretim ve tüketim zincirindeki sorunların toplum sağlığını tehdit ettiğini savunan Ataş, özellikle çocukların sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişiminin devlet güvencesi altında olması gerektiğini belirtti. Gıda güvenliğinin temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayan Ataş, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini ve gıda sahtekârlığına karşı daha caydırıcı cezalar uygulanmasını istedi.

“GÜVENİLİR GIDAYA ERİŞİM TEMEL BİR İNSAN HAKKIDIR”

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 25. maddesine dikkat çeken Hatice Ataş, herkesin kendisinin ve ailesinin sağlığını koruyacak yeterli yaşam standardına ulaşma hakkı bulunduğunu hatırlattı.

Türkiye’de tüketicilerin satın aldıkları gıdaların içeriği konusunda ciddi endişeler yaşadığını savunan Ataş, şu ifadeleri kullandı:

“Çocuklarımıza güvenle bir bardak süt içiremediğimiz, tenceremize ne koyduğumuzdan emin olamadığımız, helal ve temiz gıdaya ulaşmanın adeta bir lüks haline geldiği karanlık bir dönemi yaşıyoruz.”

Ataş, gıda güvenliğinin yalnızca tüketici tercihleriyle sınırlı bir konu olmadığını, toplum sağlığını ve gelecek nesilleri doğrudan ilgilendirdiğini ifade etti.

Gıda hilesine ilişkin oranlar paylaştı

Gıda ürünlerinde taklit ve tağşiş uygulamalarının ekonomik kazanç amacıyla gerçekleştirildiğini belirten Ataş, mevcut denetim ve ceza mekanizmalarının yeterince caydırıcı olmadığını ileri sürdü.

Ataş, açıklamasında hileli gıda ürünlerine ilişkin bazı oranlar da paylaştı. Buna göre süt ve süt ürünlerinin yüzde 38, et ve et ürünlerinin yüzde 22, sıvı yağların yüzde 12, gıda takviyelerinin yüzde 11 ve balın yüzde 10 paya sahip olduğunu öne sürdü. Ancak açıklamada söz konusu oranların hangi dönem ve veri setine dayandığı belirtilmedi.

Zeytinyağına farklı yağların karıştırılması, et ürünlerinde beyan edilmeyen içeriklerin kullanılması ve süt ürünlerine nişasta ya da jelatin eklenmesi gibi uygulamaların tüketiciyi aldattığını belirten Ataş, bu ihlallerin halk sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

Tarım politikalarını ve denetim sistemini eleştirdi

Türkiye’nin gıda güvenliği alanında yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu savunan Hatice Ataş, tarımsal üretimde dışa bağımlılık, yüksek gıda enflasyonu ve gıda israfına dikkat çekti.

5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun uygulanışını da eleştiren Ataş, mevcut sistemin meslek kuruluşlarının denetim süreçlerine katılımı bakımından yetersiz kaldığını ileri sürdü. İşletmelere uygulanan idari yaptırımların artırılması ve denetimlerin daha kapsamlı yürütülmesi gerektiğini belirtti.

“GIDA SAHTEKÂRLIĞINA DAHA AĞIR YAPTIRIMLAR GETİRİLMELİ”

Saadet Partisi Bursa Kadın Kolları olarak yetkililere çağrıda bulunan Ataş, gıda güvenliğinin sağlanması için dört temel konuda düzenleme yapılmasını istedi.

Ataş’ın talepleri arasında taklit ve tağşiş yapan işletmelere hapis cezası verilmesi, bu işletmelerin ticaretten men edilmesi ve tesislerin kapatılması gibi daha ağır yaptırımların uygulanması yer aldı.

Küçük çiftçilerin, topraksız üreticilerin ve tarım sektöründe çalışan kadınların doğrudan desteklenmesini isteyen Ataş, yerel üretimin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ziraat, gıda ve veteriner hekimleri odaları gibi meslek kuruluşlarının denetim mekanizmalarına daha etkin biçimde katılmasını önerdi.

Dar gelirli ailelerin temel gıda maddelerine erişiminin de sosyal devlet anlayışı çerçevesinde güvence altına alınmasını talep eden Ataş, gıda güvenliği politikalarının yalnızca üretim ve denetim başlıklarıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini belirtti.

“ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIĞI İÇİN MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Gıda güvenliğinin ekonomik boyutunun yanı sıra toplumsal ve insani yönleri bulunduğunu ifade eden Hatice Ataş, özellikle çocukların beslenmesinde güvenilir ürünlere erişimin önemine dikkat çekti.

Ataş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Gıda güvenliği, geçiştirilecek bir tüketici sorunu değil; doğrudan bir millî güvenlik ve nesil emniyeti meselesidir. Saadet Partisi Kadın Kolları olarak, evlatlarımızın kursağına giren her bir lokmanın helal, temiz ve sağlıklı olması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Bu haber sizde ne hissettirdi?

Tepkinizi paylaşın. Seçiminizi değiştirebilirsiniz.

SIRADAKİ HABERBartın’da lisede parmağı sıkışan öğrenciyi itfaiye kurtardı
→

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.

Editörün seçtikleri

Tüm haberler →
Yüz Ağdası