Antalya’da arsa satışıyla ilgili anlaşmazlık nedeniyle yeğeni Amine Bozkurt’u tabancayla 7 el ateş ederek öldürdüğü suçlamasıyla tutuklanan Ömer Arıkan, Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Arıkan, savunmasında amacının yeğenini öldürmek değil, korkutmak olduğunu öne sürerek, “Amacım onu silahla öldürmek değildi, yalnızca korkutmak istedim. Yaşanan olaydan dolayı çok pişmanım. En büyük zararı kendime verdim” dedi.
Olay, 14 Mayıs günü saat 15.00 sıralarında Kepez ilçesi Yeşiltepe Mahallesi Sakarya Bulvarı’ndaki noter önünde meydana geldi. İddiaya göre, arsa satışına ilişkin anlaşmazlık yaşayan Ömer Arıkan, yeğeni Amine Bozkurt’a tabancayla ateş etti. Başından, göğsünden ve karnından yaralanan Bozkurt, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
Olay yerinden yaklaşık 1 kilometre uzakta yakalandı
Polis ekipleri, saldırının ardından bölgeden uzaklaşan Ömer Arıkan’ı olay yerine yaklaşık 1 kilometre mesafede yürürken yakaladı. Arıkan’ın yanında bulunan eşi F.A. da gözaltına alındı. Cinayette kullanılan tabanca F.A.’nın üzerinde ele geçirildi.
Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Ömer Arıkan tutuklandı. Eşi F.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın ardından Arıkan hakkında ‘Kadını kasten öldürme’, F.A. hakkında ise ‘Suç delillerini gizleme’ suçundan dava açıldı.
Bozkurt’un olaydan 3 gün önce evlendiği ortaya çıktı
Dava dosyasına yansıyan bilgilere göre Amine Bozkurt, olaydan 3 gün önce evlenmişti. Kimliğini değiştirmek amacıyla nüfus müdürlüğüne giden Bozkurt, daha sonra dayısı Ömer Arıkan ile noterde buluştu. Arsa satışına ilişkin anlaşmazlığın görüşülmesi sırasında yaşanan tartışma, silahlı saldırıyla sonuçlandı.
Mahkemede savunma yapan Ömer Arıkan, arsayı 1991 yılında taksitle satın aldığını ve yıllar boyunca birikimlerini bu taşınmaza harcadığını söyledi. Arsanın bir bölümünün o dönemde babasının adına kaydedildiğini belirten Arıkan, babasının ölümünden sonra kardeşlerinin tapuyu almasına engel olduğunu ifade etti.
Arıkan, “6 kardeşiz. Bu arsa nedeniyle 23 yıl boyunca kardeşlerimle mücadele ettim. Arsanın benim hakkım olduğunu düşünüyordum. Bütün bedelini kendi emeğimle ve alın terimle ödemiştim. Ancak kardeşlerime gücüm yetmedi. Sorunu anlaşarak çözmek amacıyla daha önce Amine’nin evine gittim. Ancak Amine ve kocası tekme ve tokatlarla saldırarak beni sokağa attı. Buna rağmen yeğenimle ileride anlaşabileceğimizi düşündüğüm için şikayetçi olmadım” diye konuştu.
“Amacım onu silahla öldürmek değildi”
Olay günü bir müteahhitle noterde buluşmayı planladığını anlatan sanık, kardeşlerinin de gelebileceğini düşünerek ziynet eşyalarını yanına aldığını söyledi. Eşyalarının çalınmasından endişe ettiği için tabancasını da taşıdığını ifade eden Arıkan, silahın ruhsatsız olduğunu kabul etti.
Tabanca taşıma gerekçesini yaşadığı köyün ıssız olmasıyla açıklayan Arıkan, bölgede köpekler ve yaban domuzları bulunduğunu, bu nedenle kendisini korumak amacıyla silah taşıdığını savundu. Sanık, olay öncesinde Amine Bozkurt ile bir kafede oturduklarını ve arsa konusunda anlaşmak için kendisine 200 bin lira teklif ettiğini belirtti.
Bozkurt’un önce 500 bin lira istediğini, ardından birlikte notere gittiklerinde talebini 1,5 milyon liraya çıkardığını öne süren Arıkan, bu sırada kendisine küfür ve hakaret edildiğini iddia etti. Sanık, yaşananlar nedeniyle öfkelendiğini belirterek şöyle konuştu:
“Amacım onu silahla öldürmek değildi, yalnızca korkutmak istedim. Yaşanan olaydan dolayı çok pişmanım. En büyük zararı kendime verdim”
“Silahı eşime verdim, kendimi ihbar ettim”
Olayın ardından arkasına bakmadan yürüyerek uzaklaştığını söyleyen Arıkan, panik atak hastası olduğunu ve saldırı sonrasında korku, panik ve stres yaşadığını anlattı.
Arıkan, savunmasının devamında, “Olay sonrası arkama bile bakmadan yürüyüp uzaklaştım. Panik atak hastasıyım. O an yaşadığım korku, panik ve stres nedeniyle kendimi toparlayamadım. Daha sonra silahı eşime verdim. Eşimin olayla hiçbir ilgisi yoktur. Olayı kendim ihbar ettim. İhbarım üzerine polisler gelerek beni aldı” dedi.
Avukatı akıl sağlığı raporu istedi
Ömer Arıkan’ın avukatı, müvekkilinin şizofreni hastası olduğunu ileri sürdü. Savunma makamı, sanığın cezai sorumluluğunun belirlenebilmesi için akli dengesinin yerinde olup olmadığını gösteren rapor alınmasını talep etti.
Diğer sanık F.A. ise eşinin panik atak hastası olduğunu söyleyerek silahı kendi isteğiyle almadığını savundu. F.A., “Ben silahı almak istemedim ama elime verince bir şey diyemedim. Olay anında kafede oturuyordum. Silah sesini ve Amine’nin hakaretlerini duydum. Ben yanlarına gidene kadar iş bitmiş Ömer yürüyordu. Ben de korktum ve panikledim. Otogara doğru gittim. Polisler beni buldu ve silahı teslim ettim. Benim eşim hasta, ufacık olaylara çabuk sinirleniyor. Ani öfkeleniyor” dedi.
Maktulün kızı ve eşi şikayetçi oldu
Amine Bozkurt’un kızı Elisa Y. de duruşmada müşteki olarak dinlendi. Annesinin olaydan 3 gün önce evlendiğini anlatan Elisa Y., sanık Ömer Arıkan’ı daha önce hiç görmediğini belirtti.
Elisa Y., “Ben annemin dayısını hiç görmedim. Olay günü ben babamın yanındaydım. Annemin öldüğünü saatler sonra öğrendim. Annemin Antalya’ya geleceğinden haberim vardı ama dayısı ile görüşeceğini bilmiyordum. Ben mağdur oldum. Sanıkların cezalandırılmasını istiyorum” diye konuştu.
Maktulün eşi Süleyman S. ise olay sırasında bölgede olmadığını söyledi. Bozkurt’un müteahhitle anlaşmak ve kat karşılığı daire yapılması konusunu görüşmek için gittiğini belirten Süleyman S., sanıklardan şikayetçi olduğunu ifade etti.
Mahkemeden akıl sağlığı raporu kararı
Mahkeme heyeti, Ömer Arıkan’ın akıl sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmesi için sağlık raporu alınmasına karar verdi. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmeden heyet, F.A. hakkında uygulanan imza atma yükümlülüğünü kaldırdı. Bu tedbirin yerine F.A. hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verildi.







Yorumlar