Olay Medya İcra Kurulu Başkanı Mehmet Ali İnan, köşe yazısında Türk siyasetindeki son gelişmeleri ve özellikle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişini değerlendirdi. İnan, Tugay’ın parti değişikliğini sert ifadelerle eleştirirken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in aday belirleme sürecinden sonraki siyasi tutumunu da sorguladı.
Yazısının girişinde Romain Gary’nin Cennetin Kökleri adlı eserinden bir bölüme yer veren İnan, ardından Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılım törenine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Ah, öyle bakmayın bana. Sizin acımanıza hiç ihtiyacım yok. Üzerimden pek çok erkeğin geçmiş olduğu doğrudur, ama, başa gelen çekilir. Üstelik erkekleri pantolonlarını indirirken yaptıklarıyla yargılayamayız… Asıl, adilikleri giyinikken
Romain Gary
Cennetin Kökleri
Sayfa: 144
“Tükürdüğünü yaladı” eleştirisi
İnan, Tugay’ın AK Parti’ye geçiş törenini “mide bulandırıcı” olarak nitelendirdi. Hipokrat Yemini etmiş bir kişinin kendisini bu derece alçaltmasının utandırıcı olduğunu savunan İnan, insanların tehditlerden korkabileceğini, parayı veya iktidarı önemseyebileceğini belirtti. Ancak Tugay’ın yüzündeki ifadeyi, daha önce söylediği sözlerden geri dönmekten rahatsız olmayan bir tutum olarak yorumladı.
İnan, Tugay’ın daha önce gazeteci Enver Aysever’e Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçmesinin milyonda bir ihtimal bile olmadığını söylediğini hatırlattı. Tugay’ın AK Parti’ye geçmesi durumunda annesinin kendisini evlatlıktan reddedeceğini, eşinin de boşanacağını kamuoyuna açıkladığını belirten İnan, bu sözlerin daha sonra terk edildiğini ileri sürdü.
İnan’a göre Tugay, geçmişteki açıklamalarını geri alırken herhangi bir mahcubiyet göstermedi. Köşe yazarı, Tugay’ın partisine ve kendisine oy veren İzmir seçmenine ihanet ettiğini savunarak, eşini de törene götürmesini ayrıca eleştirdi.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.” sözünün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve AK Parti’ye atfedilmesinin de gerçek Cumhuriyet sevdalılarını öfkelendirmiş olabileceğini yazan İnan, Erdoğan’ın törende yapılan iltifatları ve İzmir’in AK Parti’ye geçişini memnuniyetle izlediğini ifade etti.
İnan, Tugay’ın törendeki sözleriyle “döneklik tarihinin zirvesine çıktığını” öne sürdü. Türkiye siyasetinde AK Parti iktidarı döneminde ağır sözler söyleyip daha sonra birbirlerine yakınlaşan çok sayıda siyasetçi bulunduğunu belirten İnan, bu nedenle Tugay’ın yeni siyasi çevresinde yabancılık çekmeyeceğini dile getirdi.
Özgür Özel’e adaylık süreci eleştirisi
Mehmet Ali İnan, yaşananların Özgür Özel ve yakınındaki isimlerin hatalı tercihlerinin sonucu olduğunu savundu. Özel’in İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı için Cemil Tugay’ın adaylığı konusunda daha önce “Değişimi görmek istiyorsanız İzmir’e bakın” dediğini hatırlatan İnan, Özel’in bugün İzmir ve ilçelerine baktığında ne düşündüğünü merak ettiğini yazdı.
İnan, Özgür Özel’in bugün Cemil Tugay’ın arkasından “hain, hainoğlu hain” dediğini, ancak seçim sürecinde Tugay’ı seçmene “Sütte leke var, Cemil Tugay’da yok” sözleriyle tanıttığını belirtti. Bu değişimi “Çok büyük, çok ağır bir mağlubiyet!” ifadeleriyle değerlendiren İnan, Özel’in öfke yerine samimi bir özeleştiri yapması gerektiğini kaydetti.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Cemil Tugay’la birlikte 9 adayın başvurduğunu hatırlatan İnan, adaylar arasında dönemin mevcut belediye başkanı Tunç Soyer’in de bulunduğunu belirtti. Soyer’in Seferihisar Belediye Başkanlığı dönemindeki çalışmalarına ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı sürecine değinen İnan, Soyer’in bugün cezaevinde olduğunu, onu ihbar eden kişinin ise Cemil Tugay olduğunun söylendiğini aktardı.
İnan ayrıca, adaylar arasında İstanbul Planlama Ajansı’nın başında bulunan ve şu an cezaevinde olan Buğra Gökçe’nin de yer aldığını yazdı. Özgür Özel’in diğer 8 adayı hangi ölçütlerle yetersiz bulduğunu İzmir seçmenine ve Yeni Parti’ye umut bağlayanlara açıklaması gerektiğini savunan İnan, kararın yalnızca İzmir’i değil, tüm ülkeyi etkilediğini ifade etti.
“Başarıyı yönetemedi” değerlendirmesi
İnan, Özgür Özel’in 2024 yerel seçimlerinde birinci parti olmanın başarısını iyi yönetemediğini öne sürdü. Foça Belediye Başkanı Saniye Fıçı’nın transferini bu duruma örnek gösteren İnan, AK Parti’nin seçimde aday bile göstermediği ilçede belediye başkanlığının kazanılmasının, sonraki transferlerin nedenlerini açıklamaya yeterli olduğunu yazdı.
Seçimin ardından Özel’in “Erken seçim gündemimizde yok” dediğini, normalleşme süreci başlattığını ve sorumlu muhalefet yapacağını açıkladığını hatırlatan İnan, daha sonra hükümet politikalarını takip etmek amacıyla gölge kabine kurulduğunu belirtti. Eski CHP’li, şimdi Yeni Partili olan gölge bakanların başlangıçta hızlı hareket ettiğini ancak bugün somut bir eylem ortaya koyamadığını savundu.
İnan, iktidarın uygulamalarına karşı başlatılan “kırmızı kart” kampanyasını da eleştirdi. Kampanyanın başlamadan sona erdiğini belirten İnan, seçmenin zaten seçimde kırmızı kart gösterdiğini ve bu sonucun değerinin anlaşılamadığını ileri sürdü.
Emeklilere yönelik “Geçim yoksa seçim var” kampanyasına da değinen İnan, “Geçim daha da zorlaştı. Seçim de ufukta görünmüyor.” değerlendirmesini yaptı. Özel’in Meclis kürsüsünden dile getirdiği “Asgari ücret 30, altında yokuz” sloganını da eleştiren İnan, partinin görünümünün değişmesine rağmen kadronun eski olduğunu savundu.
Mitingler ve siyasi tercihler
İnan, belediye başkanları ve meclis üyelerinin parti değiştirmesinden sorumlu ekibin, CHP’nin “Yeni” görüntüsüne rağmen eski kadro olduğunu öne sürdü. Özgür Özel’in kendisini en ağır sözlerle eleştiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye gösterdiği yakınlığı diğer sol partilere göstermediğini savunan İnan, partiye solculardan çok sağcıların alındığını iddia etti.
CHP mitinglerinde sosyalistlerin sloganları ve türkülerinin kullanılmasına rağmen bu kesimlerle siyasi yakınlık kurulmadığını belirten İnan, belediyelere yönelik operasyonların ve mitinglerin ülkenin temel sorunlarının önüne geçtiğini yazdı.
Özgür Özel’in bugüne kadar 120’den fazla miting yaptığını aktaran İnan, bu mitinglerde aynı sözlerin tekrarlandığını ve şimdiye kadar somut bir sonuç görülmediğini savundu. Zamanında yapılmayan eylemlerin daha sonra aynı etkiyi oluşturamayacağını belirten İnan, muhalefetin zamanlamayı sürekli yanlış yaptığını ileri sürdü.
Özel’in özür açıklamasına yanıt
İnan, Özgür Özel’in bir salı günü yapılan Meclis grup toplantısında Cemil Tugay’ın adaylığı konusunda yaptığı özeleştiriye de yer verdi. Özel’in sözleri şöyleydi:
“Özeleştiri nedir ki, kafamı vuruyorum, İzmirlilerden özür diliyorum. Ellerim kırılsaydı da Cemil Tugay’ı aday göstermeseydim”
İnan, bu sözlerin grup tarafından coşkuyla alkışlandığını belirterek, Özel’i dinlerken Yunanistanlı yazar Nikos Kazancakis’in “Bağırmayın, acılarınız azalmaz” sözünü hatırladığını yazdı.
Yazısının sonunda Özgür Özel’e tavsiyede bulunan İnan, bundan sonraki asıl sorunun parti değiştirerek ayrılan isimlerden nasıl kurtulunacağı ve belediye başkanları ile meclis üyelerinin transferleri sonrasında ortaya çıkan enkazın nasıl temizleneceği olduğunu ifade etti.







Yorumlar